İşverenin Çalışanın Telefonuna El Koyması Yargıtay’dan Dönem Açıcı Karar

İşverenin Çalışanın Telefonuna El Koyması Yargıtay'dan Dönem Açıcı Karar

Yusuf Arslan
6 Haziran 2026

Çalışma hayatında hak kayıpları ve güvencesizlik sorunu ile karşı karşıya kalan ücretli çalışanlar için Yargıtay’dan önemli bir karar çıktı. Yargıtay, bir işverenin çalışanına tahsis ettiği şirket telefonundaki özel yazışmaları izinsiz incelemesini ve bu verileri işten çıkarma gerekçesi olarak kullanmasını hukuka aykırı buldu. Bu hukuki süreç, bir mühendis olarak yaklaşık beş yıl çalışan bir kişinin haklarını aramak amacıyla açtığı dava ile başladı.

Genç mühendis, iş sözleşmesinin gerektirdiği görevlerin yanı sıra baskı altında ekstra işlere zorlandığını ve hak ettiği primlerin ödenmediğini belirtip yasal yollara başvurdu. Ancak en kritik olay, iş akdinin feshedildiği gün yaşandı. İşveren, iş sözleşmesini haksız bir şekilde sonlandırdıktan sonra, mühendisinin kişisel bilgilerini barındıran şirket telefonuna zorla el koydu. Bu süreçte, işçinin cep telefonundaki özel mesajlar izinsiz olarak okundu ve kişisel verilerini silmesine bile izin verilmedi.

Psikolojik baskı ve yaşadığı yıpranma sonucunda hakkını arayan mühendis, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının yanı sıra kişilik haklarına yapılan saldırı sebebiyle manevi tazminat talep etti.

Şirketin avukatı, işten çıkarmanın “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” gerekçesiyle haklı olduğunu iddia etti. İşveren, mahkemeye sunduğu savunmada, geri alınan telefonun incelenmesi sonucu işçinin mesai arkadaşları ve rakip firmaların çalışanlarıyla yaptığı yazışmaların bulunduğunu öne sürdü. Bu yazışmalarda ağır hakaretler ve gizlice çekilen fotoğraflar ile ilgili iddialar yer aldı. Şirket yönetimi, “şirket malı olan cihazdaki her veri şirkete aittir” mantığı ile hareket ettiklerini savundu.

Yerel mahkeme, işçinin mesajlarının içeriğinin ne olursa olsun elde edilme biçiminin hukuku ihlal ettiğini belirterek, işçinin tüm tazminat taleplerini kabul etti. Ayrıca, işvereni “dijital röntgencilik” ve ağır psikolojik baskı sebebiyle manevi tazminat ödemeye mahkum etti.

İşveren, mahkemenin verdiği tazminat kararını kabul etmeyerek üst mahkemeye başvurdu. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararının hem usul hem de esas yönünden hatasız olduğuna hükmetti. Bölge mahkemesi, işçinin mahremiyetinin hiçbir gerekçeyle ihlal edilemeyeceğini yineleyerek istinaf başvurusunu reddetti.

Son olarak, Yargıtay, bu konudaki tüm tartışmalara son noktayı koyarak, işverenin temyiz talebini de reddetti. Yüksek mahkeme, alt mahkemelerin kararlarını hukuka uygun buldu ve manevi tazminat hükmünü onayladı. Bu karar, iş hayatında çalışanların kişisel verilerinin korunması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor.

Author: Murat Şahin