Türkiye, ekonomik kriz ve artan maliyetler karşısında birçok sektörde olduğu gibi tarım sektöründe de zor günler yaşıyor. Çiftçiler, alternatif yollar bulamadıkları için maliyetleri yükselmesine rağmen üretime devam etmeye çalışıyor. Tarımsal ilaçlar ve gübre fiyatlarının artışı, üreticilerin kazançlarını her yıl daha da azaltıyor.
Giresîra (Balpınar) beldesinde, 2018 yılından beri 4 dönüm alanda sera kurarak salatalık üreten Fesih Bozkurt, “Devlet destekli olarak seramda salatalık tarımı yapıyorum. Mersin’den getirdiğim fidelerin tanesi geçen yıl 9 TL iken, bu yıl 14 TL oldu. Bir dönüm seraya 2.500 fide yerleştiriliyor, bu da yaklaşık 35.000 TL yapıyor. Geçen yıl 1 ton gübreyi 13.000 TL’ye alırken bu yıl fiyat 40.000 TL’ye çıktı. Dolayısıyla maliyetler çok arttı,” dedi.
Bozkurt, seracılığın hem avantajları hem de zorlukları olduğunu belirterek, “Sera işinde masraflardan çok emek önemli. Elimden başka bir şey gelmediği için bu işi yapmak zorundayım,” ifadelerini kullandı. Tarımda kullandığı ilaçların bitkisel olduğunu aktaran Bozkurt, “Bu ilaçlar kullanılmadığı takdirde bitkiler büyümez ve verim elde edemeyiz,” dedi. Ayrıca, sulama sistemleri, fidanları asmak için kullanılan ipler ve işçi maliyetlerinin de yükümlülükleri arasında olduğunu ekledi.
Mayıs ayının başında ürün almayı planlayan Bozkurt, ürün toplama sürecini de anlatarak, “Salatalıklar ürün vermeye başladığında üç günde bir toplanmalı. İşçileri her gün Êlih merkezden getirip götürmek zorundayız. Bir işçinin maliyeti 1.300 TL,” diye konuştu.
Bir dönüm sera için en az 4 işçi çalıştırmak gerektiğini belirten Bozkurt, “Aldığımız ürünleri meyve-sebze haline götürüp orada komisyonculara satıyoruz. Onlar bizden yüzde 10 komisyon alıyor. Ürün fiyatları ise henüz netleşmedi, bu yıl ne kadar kazanacağımızı bilmiyoruz,” şeklinde konuştu.
Daha önce esnaflık yapan Musa Özgün, üç yıldır Giresîra Beldesi’ndeki kiralık arazisinde sera kurarak tarıma başladığını belirtti. “Her bir seranın maliyeti 600 bin TL. Şu an sıfırdan bir sera yapmanın maliyeti 1 milyonu geçiyor,” dedi. Özgün, arazilerinin 6 yıllığına kiralandığını ve bu alanda 3 dönüm sera kurarak domates ve salatalık yetiştirdiğini aktardı. Artan maliyetlerden şikayet eden Özgün, domates serasında 2.250 fide bulunduğunu ve bu fidelerin her birini 20 TL’ye aldığını kaydetti.
Kazanç konusunda belirsizlik yaşadığını ifade eden Özgün, “Aldığım fide ve ilaçların maliyetlerini bile çıkaramadım. Geçen yıldan ilaç firmasına 50 bin, fideciye 60 bin borcum var. Geçen yılı sıfır kazançla kapattım,” dedi. Yıl boyunca ortaya koydukları emeğin karşılığını almak istediklerini söyleyen Özgün, “Devletin bu konuda denetim yapmasını ve fiyatlar arasındaki uçurumun düşmesini bekliyoruz. Arazilerin çoğu tapusuz olduğu için destek alamıyoruz. Çiftçinin durumu ortada, bunu herkes biliyor,” ifadelerini kullandı.