Oruçluyken küfür etmek orucu bozar mı? Oruçluyken küfür etmek günah mı, yanlışlıkla küfür edersek ne olur?

Ramazan ayı ile birlikte orucu bozan durumlar pek çok kişinin gündeminde. Günlük hayatta sıklıkla ve gayri ihtiyari olarak yapılan olumsuz durumların hangilerinin orucu etkileyeceği merak konusu oldu. Bunların başında da, oruçluyken küfür etme durumu geliyor.

Küfür Etmek Orucu Bozar mı?

Ramazan ayında oruç tutan kişilerin merak ettiği durumlardan birisi küfür etmektir. Küfür etmenin orucu bozup bozmadığı sıklıkla merak edilmektedir. Öncelikle küfür etmek yanlış olan bir davranıştır. Yani oruçlu veya oruçlu olmamak küfür etme hakkını doğurmaz. Müslüman olan bir kişinin kötü davranışlardan uzak durması lazımdır.

Ancak Diyanet’e göre: Orucun temel unsuru, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Yemek ve içmek, yenilip içilmesi mûtat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 386-387). Her ne sebeple olursa olsun, ağızdan alınan ilaçlar da aynı hükme tabidir. Bu nedenle küfür etmek orucu bozmaz ancak sevabına zarar verir. Bu nedenle oruç tutan kimselerin küfürden kaçınmaları gerekir.

ORUCU BOZAN DURUMLAR NELERDİR?

Diyanet’te yer alan bilgilere göre, orucu bozup hem kaza hem de kefâret gerektiren durumlar şu şekilde:

“Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sadık), güneş batıncaya kadar, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki “imsak”ın ihlal edilmesiyle oruç bozulur.

Başlanan Ramazan orucunun aşağıdaki fiiller sebebiyle bozulmasından dolayı hem kaza hem de kefâret gerekir:

a) Cinsel ilişkide bulunmak. Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf için de kaza ve kefâreti gerektirir.

b) Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefilere göre kaza ve kefâreti gerektirir (Merğînânî, el-Hidâye, 1/122; İbn Abidin, Reddü’l-muhtâr, 2/409-411). Şafiîlere göre ise bu durum sadece kazayı gerektirir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/177-178).”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir