23 Nisan’da Kutlama Yerine Çalışmak Zorunda Kalan Çocuklar

0
23-nisan-kutlanirken-aci-tablo-cocuklar-bayramda-degil-iste-mesem-ogrencisi-anlatti-bugun-23-5lQI4pqZ

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına hediye edilen özel bir gün olarak kutlanıyor. Bu anlamlı günde okullarda çeşitli etkinlikler yapılıyor, çocuklar şiirler okuyor ve sembolik makam koltukları öğrencilere devrediliyor. Ancak, birçok çocuk bu bayramda sevinç yerine, sanayi siteleri, atölyeler, tarlalar ve işyerlerinde çalışmaya devam ediyor. Türkiye’de çocuk işçiliği, ekonomik kriz, yoksulluk, eğitimden kopma ve yetersiz denetim gibi hayati sorunlarla iç içe geçmiş yapılsal bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

**“MESEM Öğrencileri Olarak Çocuk Sayılmıyoruz”**
Cumhuriyet gazetesine konuşan 11. sınıf öğrencisi E.M., Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) sisteminde bulunan çocukların erken yaşta büyümek zorunda kaldıklarını ifade etti. E.M., “Herkese 23 Nisan kutlamalarını dilerim. Ancak biz MESEM öğrencileri pek de çocuk sayılmıyoruz. İçimizdeki çocuk hep var ama hayatın zorluklarıyla başa çıkabilmek için erken büyümek zorundayız,” dedi.

**“İlk Kutlamamda Çok Mutlu Olmuştum”**
Almanya’dan Türkiye’ye döndüğünde 23 Nisan kutlamasına ilk kez katıldığını belirten E.M., bu anı unutamadığını aktardı. “Almanya’dan döndüğümde 4. sınıfa gidiyordum. 23 Nisan’ı kutladığımda hissettiğim mutluluğu tarif edemem. Bu bayramın Atatürk tarafından bize hediye edildiğini görmek, dünyada başka hiçbir çocuğun böyle bir bayramı olmadığını bilmek çok duyguluydu,” şeklinde konuştu.

**“Tatil Günü Bile Çalışmak Zor”**
E.M., çalışma yaşamının çocuklar üzerindeki baskısına dikkat çekerek, tatil günlerinde bile çalışmanın büyük bir yük oluşturduğunu vurguladı. “Çalışmak gerçekten zor. Cumartesi günleri bile işte olmak zorundayız. Bugün 23 Nisan ve yine çalışmak zorundayız. Resmi tatillerde bile çalışmak insanı kötü etkiliyor. Diğerleri dinlenirken sen çalışıyorsun,” dedi.

**“Bu Bir Sistem Sorunu”**
Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Genel Başkanı Ömer Yılmaz, çocuk yoksulluğunun sistematik bir hale geldiğini belirtti. “Çocuklarımızın büyük bir kısmı derin yoksulluk içinde yaşıyor. Devlet desteği azaldıkça, en muhtaç olanların omuzlarına daha fazla yük biniyor. Okulda olması gereken çocuklar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan MESEM modeli aracılığıyla sanayiye sürülüyor,” diye konuştu.

**“Son 13 Yılda 852 Çocuk İş Cinayeti”**
İSİG Meclisi’nin yayımladığı “Çocuk İş Cinayetleri Raporu (2013-2026)”na göre, son 13 yılda en az 852 çocuk iş kazalarında hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden çocukların profili ise; 122’si kız, 730’u erkek, 291’i 5-14 yaş grubunda, 561’i 15-17 yaş arasında ve 98’i mülteci/göçmen çocuklardan oluşuyor.

**“Ölümler En Çok Tarım ve İnşaatta”**
Çocuk işçi ölümlerinin büyük çoğunluğu tarım ve orman işkolunda gerçekleşti. Bu alanda 442 ölüm yaşanırken, inşaat ve yol işlerinde 107 ölüm kaydedildi. Ölüm nedenleri arasında trafik ve servis kazaları ön sırada yer alırken, boğulma, zehirlenme, ezilme ve yüksekten düşme gibi vakalar da dikkat çekiyor.

**“Çocuk İşçiliği Haritası”**
İSİG verilerine göre, çocuk iş cinayetlerinin en çok yaşandığı iller arasında Şanlıurfa, Gaziantep, İstanbul ve Adana öne çıkıyor. Bu illerdeki çocuk işçilerin yaşam koşulları, toplumun dikkatini çekmesi gereken bir sorun olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir