Eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, kişisel internet sitesinde yayımladığı “Bir istifa öyküsü” başlıklı yazısıyla, 17 Temmuz 1997’de devraldığı ve 4 Aralık 1997’de bıraktığı görev sürecindeki kritik dönüm noktalarını paylaştı. Eğilmez, göreve geldiği gün hükümete bağımsızlık mesajı vererek, “Baskı olursa giderim” ifadesini kullandığını vurguladı.
Eğilmez, Prof. Dr. Mehmet Kaytaz’dan devraldığı görevde, basın mensuplarıyla yaptığı bir toplantıda siyasi baskılara karşı direneceğinin altını çizdi. Hazine Müsteşarlığı koltuğuna her an ayrılabilecekmiş gibi oturduğunu ifade eden Eğilmez, bu durumu o dönemdeki bir haberde belirtti. Esneklik sınırlarının zorlanması durumunda istifa edeceğini açıkça dile getirdi.
Hazine yönetimi için bazı temel prensipler sunduğu “Hazine” adlı kitabında, şu önerileri sıraladı:
– **Siyasi Baskıya Direniş**: Hatalı emirler karşısında direnmek ve gerektiğinde istifa etmeyi göze almak.
– **Günü Kurtarma Maliyeti**: Hazine yönetiminde günü kurtarmaya çalışmanın, genellikle daha sonra kayıplara yol açacağını unutmamak.
– **Eleştiriye Açık Olma**: Uluslararası kuruluşların olumsuz raporlarına sert tepkiler vermek yerine bu raporlardan ders almak.
– **Geleneklere Saygı**: Hazine’nin geleneklerinin bazı durumlarda yasalardan daha önemli olduğunu hatırlamak ve kurumun hafızasını korumak.
– **Kamu Parası Riski**: Devlet hazinesinin banka hizmetlerinden farklı olduğunu göz önünde bulundurarak kamu kaynaklarının kullanılmasında riskleri titizlikle değerlendirmek.
Eğilmez, görev süresi boyunca Merkez Bankası Başkanı ile protokol imzalayarak Hazine’nin piyasa altı faizle düşük maliyetli “kısa vadeli avans” kullanımını engellediğini ve böylece para politikasının bağımsızlaşması adına önemli bir adım attığını belirtti. Ancak, hükümetin yasal düzenlemeler konusundaki vaatlerini yerine getirmemesi üzerine 4 Aralık 1997’de istifasını sundu.
İstifasına neden olan reddedilen yapısal reform önerilerini de sıralayan Eğilmez, bu öneriler arasında stratejik teşviklerin küresel ölçekte marka olabilecek ürünlere yönlendirilmesi, kayıt dışı ekonomiyle mücadele için servet beyanı uygulamasının geri getirilmesi, bütçe açığından daha fazla borçlanmayı engelleyecek yasal sınırlamaların getirilmesi ve bütçe dışı tüm fonların Hazine Müsteşarlığı kontrolüne devredilmesi yer aldı. Eğilmez, mevcut durumda liyakat esasına dönüş, eğitim kalitesinin artırılması ve yargı bağımsızlığı gibi problemlerin de eklendiğini vurgulayarak, durumun o günden bu yana iyileşmediğinin altını çizdi.